Share

Sizi bilmem ama maalesef ben Pazartesi günleri genellikle sendrom yaşayanlardanım! Hem de işimi ve çalışma arkadaşlarımı sevmeme rağmen…

Her Pazartesi aynı sahne yaşanır bizim evde. Alarm bilmem kaç defa ertelenir, apar topar yataktan kalkılır, alel acele makyaj yapılır ve hooop ofise ışınlanılır.

Evet kabul ediyorum, benim için haftasonunun o büyülü atmosferinden çıkmak o kadar kolay olmuyor. Hal böyleyken ben de #sendromsuzpazartesi ler yaşayabilmek için ne yapabilirim diye düşündüm, taşındım ve sanırım bu sendroma bire bir iyi gelecek bir şey buldum!

Yeni mekan ve tadım keşfi!!!

Artık her hafta özellikle pazartesi günleri öğle yemeklerinde farklı bir mekana gidip, değişik şeyler tadmaya çalışıyorum. Böylece o pek sevdiğim! pazartesi günlerine bir anlam yüklemiş oluyorum. (Kilo da alıyorum gerçi ama o kısmı karıştırmasak daha iyi)

Bu kapsamda bugünkü lezzet durağım “Nane” oldu. Kızıltoprak’ın ara sokaklarından biri olan Rüştiye Sokak’ta yer alan bu şirin mekan aslında uzun zamandır işe gidip gelirken dikkatimi çekiyordu. Özellikle bembeyaz örtülerine ve mavi detaylarına bayılmıştım. Bugün mekana girer girmez ise koyu renkli ahşap dekorasyon ve uvarlarda asılı Viktorya dönemine ait mavi ve beyaz renkli porselen tabaklar beni benden aldı. Ruhu olan mekanları ne kadar sevdiğimin bir kez daha farkına vardım.

Nane’nin kurucusu Hülya Hanım. Biz masamıza otururken kendisi açık mutfakta iş başında, oğlu Efe bizimle ilgileniyor. Dilersek “iki çeşit zeytinyağlı ve bir çeşit sıcak yemek’’ ten oluşan menüyü tercih edebileceğimizi söylerken, bu menünün dışında günün her saatinde iki farklı çeşitte hazırlanan nefis mantıları da öve öve bitiremiyor. Zaten ilk açıldıklarında sadece “mantıcı” olarak hizmet verdiklerini de sözlerine ekliyor.

Kayseri, Hıngel, Ravioli ve Üçgen mantı seçenekleri arasından biz tercihimizi “Üçgen Mantı”dan kullanıyoruz. Üçgen mantı Bursa yöresine özgü yumurtalı hamurdan yapılıyormuş. “Bol sarımsaklı olsun lütfen” diye de siparişimize özel not ekliyoruz. Mantımızın hazırlanmasını beklerken açlığımızı bastırsın diye ayrıca “Zeytinyağlı Barbunya” istiyoruz. Ilık ve gayet lezzetli barbunyayı yerken gözümüz ev yapımı pudinge takılıyor. Açık mutfakta servis yapan abla büyük bir özenle pudingleri kaplara dökerken biz de tabi ki siparişimize tatlıları ekletiyoruz.

Mantı sipariş verildikten sonra hazırlandığı için biraz bekliyoruz ama beklediğimize değiyor. Üçgen Mantı gerçekten çok leziz.

Mantımızı afiyetle yedikten sonra havanın güzel olmasını fırsat bilip çayımızı sokakta içelim diyip dışarı çıkıyoruz. Çaylarımızla birlikte pudinglerimiz de geliyor, hem de üzerleri bolca çikolata parçacıkları ile süslenmiş bir şekilde. Afiyetle yedikten sonra ağzımızda güzel bir tat ile “Nane”den ayrılırken, 2 porsiyon üçgen mantı, 2 içecek, 1 puding ve 2 çay için 36 TL hesap ödüyoruz.

Kalamış gibi nezih bir semtte yenen öğle yemeği için oldukça uygun, siz ne dersiniz?

https://www.zomato.com/tr/istanbul/nane-k%C4%B1z%C4%B1ltoprak-istanbul

Sevgiler,

Lady Mom

 

Share

Yorumlar

yorum var