Share

Geçen yıl Ağustos ayında çıktığımız 3 günlük İtalya Liguria seyahatimizin Santa Margherita Ligure kısmında sanata doyduktan sonra Zeytinli Foccacia’mızı (İtalyanların meşhur ekmeği) alıp tren istasyonuna varıyoruz. 5-10 dakika bekledikten sonra,  Vernazza’ya gitmek üzere oldukça sık geçen banliyö trenine biniyoruz.

VernazzaGareYine sağımızda deniz, bu defa sıklaşan dağların içindeki tünellerden geçerek 50 dakika boyunca trenle gidiyoruz. Yol boyunca geçtiğimiz mini mini kasabalar sakin, deniz ise bir o kadar hırçın. İtalyan Riviera’sının belki de en ünlü bölgesi Cinque Terre’nin (beş toprak) bana göre en güzel köyü Vernazza’ya varıyoruz. Kalabalığa hayret ederek, iki tünel arasındaki daracık tren istasyonunda, neredeyse trenin tamamıyla birlikte iniyoruz. İstasyondan ilk görüntü hemen yükselen bitişik nizam renkli binalar.

İki tarafı dipdibe rengarenk hediyelik eşyacılarla dolu daracık yollardan, rengarenk boyanmış birbirine yaslanmış eski İtalyan evlerinin arasından geçerek meydana ve aynı zamanda sahile ulaşıyoruz.

Burada meydan-sahil-liman-plaj-cafe-restoran her şey birarada. Tek algılayabildiğimiz şey renkli bir cümbüş. Bugün bile Vernazza’yı yazarken gözümün önüne gelen şey, dik, yeşil bir yamaç fonu üzerinde sıralanmış rengarenk evler, her evin çamaşır iplerinde mutlaka asılı renkli çamaşırlar, balıkçı kayıkları, cıvıl cıvıl insan kalabalığı.

Ligurya’daki diğer köyler gibi buranın da geçim kaynağı limon. Her yerde ev yapımı limoncello (limon likörü) şişeleri ve limon sabunları var.

Sahil sokaklarında bazen yanyana geçerken insan trafiğine takılıp beklemek, güneşlenen insanlara basmamak için adımlarınızı izleyerek yürümek gerekiyor. Sokaklarda bir miktar kanalizasyon kokusu var, anlaşılan altyapı çok sağlam değil.

Bu köy 2011 yılında bir fırtına ve sel baskını yüzünden yerle bir olmuş. Küçük meydanı ve balıkçı kayıkları ile önündeki kumsalı dalgalar yutmuş. Tam bir sene sonra halkın büyük desteğiyle daha sağlam setleri olan yeni bir meydan ve kumsal yapılmış.

Biz oradayken meydanın neredeyse tamamını, üzerleri mavi beyaz brandalar örtülü balıkçı kayıkları kaplıyordu. Bu küçük balıkçı kayıkları için en güvenli yer burası sanırım.

Denizi çok davetkar ama kumsal minnacık olduğu için ancak mendirek üzerinden ve kayalıklardan denize girilebiliyor.

Karnımız acıkmaya başlayınca elimize birer dilim Pizza ve birer limonata alıp meydandaki renkli kayıklar arasına oturuyoruz, kendimizi kalabalığın ritmine kaptırıyoruz. 1.5 saat kadar sonra başka bir köy olan Riomaggiore’ye gitmek üzere Vernazza’dan ayrılıyoruz.

Dipnot: Cinque Terre seyahatinden dönüşümüzde bir arkadaşımın anlattığına göre, Vernazzadan diğer bir Cinque Terre köyü olan Corniglia’ya yürüyüş parkurundan giderseniz; kendi limon bahçesindeki limonlardan limonata yapıp satan yaşlı çiftle karşılaşıp, kavuran sıcağın altında buz gibi taptaze limonatanızı içmeniz mümkünmüş. Ben döndükten sonra öğrendim, giden olursa limonatasını içerken beni düşünsün!

Liguria seyahatimizin diğer durakları için buraya tıklayın 🙂

Share

Yorumlar

yorum var