Share

İtalya gezimizin meşhur milli parkı Cinque Terre bölgesinde, Vernazza köyünden trene atlayıp 10 dakika içinde kendimizi Riomaggiore’de buluyoruz. Tren artık bir nevi evimiz gibi. Uzun yürüyüşler arasında hem dinlenmemizi hem de müthiş manzaralar eşliğinde seyahat etmemizi sağladığı için seviyoruz treni. Dahası arabadayken yapamadığımız yerel halkı gözlemlemek ve rastgele birkaç kişiyle muhabbet etme imkanı oluyor.
Trenden yine iki dağın arasında kalan orta vagona ilerleyerek iniyoruz. Vernazza’ya küçük mü demiştim?

Riomaggiore’yi bir sıralamaya koymak gerekirse bu köy tam bir x-small. Sarp kayalıkların ve deniz biter bitmez yükselen dağların arasında kendini güçlükle sığdırabilmiş, 1343 yılında kurulmuş bir limancık. Geçimini diğer Cinque Terre köyleri gibi şarap bağlarından ve limondan sağlıyor.


Daha görmediğimiz çok yer var ama gördüğümüz yerler arasında Riomaggiore en ilginç coğrafyaya sahip yerlerden biri. Trenden inince ilk başta deniz nerede diyoruz, sonra deniz kenarına ulaşabilmek için seramik sanatçıları tarafından süslenmiş bir tünele giriyoruz.

Akvaryum hissi veren uzun tünelin sonunda, mavi balıkçı tekneleriyle dolu daracık bir koridordan ibaret kıyıya varıyoruz.

Denize erişen küçük alanın sağında ve solunda ince iki yol, ve etrafında yükselen renkli kutu kutu binalar ve tabi ki asılı çamaşırlar.

Bu iki ince yol, denize yaklaştıkça yükseldip seyir terasına dönüştüğü için, köyün tamamını hem deniz tarafından hem de tepeden izlemek mümkün. Bu da Riomaggiore’yi akıllara kazıyan başka bir özellik.

İnsanlar kayalıklardan denize giriyor ama denizin hırçınlığı ve dalgaların boyu korkutucu.


Aynı tünelden tekrar geçerek bu defa şehrin ana caddesi ve meydanına ulaşıyoruz. Denizle köy arasındaki tek bağlantının bu tünel olması ilginç değil mi?
Başka bir güzellik de şehir meydanında. Herhalde köyün en geniş alanı diyebileceğimiz nihayet açıklık olan bir avlu ve tepeden şahane bir deniz manzarası.

Meydandaki sokak sanatçılarından İtalyan müzikleri dinlerken avluya bakan rengarenk evleri ve deniz manzarasını seyrediyoruz.


İki tarafı dükkan dolu Via Colombo isimli ana caddeden yukarı yürürken iyice akşamüstü sıcağı bastırıyor. Markete girip su alıyoruz tanesi 3 euro! Riomaggiore hem mahrumiyet bölgesi hem de aşırı turistik olduğu için fiyatlar uçmuş. Yine de bu pahalılık, köydeki pansiyonların dolup taşmasını, restoranların tıka basa dolu olmasını engellememiş.


Birkaç hediyelik dükkan daha görüp, bir Escher labirentine benzeyen bu renkli köyü geride bırakarak son durağımız olan La Spezia’ya doğru yola çıkıyoruz.

Dipnot: Cinque Terre’yi birbirine bağlayan yollardan en meşhuru “Via Dell’amore” yani Aşk Yolu, Riomaggiore ile Manarola arasında 1 km.lik kısacık bir yol. En omantiği ise, bu yolu gün batımında yürümek.

Liguria seyahatimizin diğer durakları için buraya tıklayın 🙂

Share

Yorumlar

yorum var