Share

Gördüğümüz her yeni yer bir keşif hikayesi, her bir şehir kendi başına bir hikaye baloncuğu. 3 günlük İtalya Liguria seyahatimizin Portofino‘dan sonraki minik kasabası Santa Margherita Ligure’de gerçek bir sokak sanatçısı ile tanışıyoruz.

santamargherita_seashorePortofino dönüşü (bkz. Portofino, la Dolce Vita) otobüsten Santa Margherita’nın sahil durağında iniyoruz. Burası tam bir sayfiye yeri; biraz 80’leri hatırlatan plaj şemsiyeleri, park dekorları, çay bahçeleri ile sahilde yürümek zamanda geriye gitmek gibi keyifli. Sahil şeridinin ortasında bir baştan bir başa, alışık olduğumuz gibi hediyelik eşya tezgahları sıralanmış. Alışkın olmadığımız şey ise bu tezgahlardaki olağanüstü özen,  özgünlük ve samimiyet. Her yerde görmeye alışık olduğumuz sıradan magnetler yerine elde yapılmış bebek kıyafetleri, seramikler, ahşap oyma kalemler, heykeller karşımıza çıkıyor. Alelade hediyelik tezgahları değil, açıkhava sanat galerisi geziyoruz sanki.

Bu tezgahlardan biri uzaktan mavi ve turkuaz renkleriyle dikkatimizi çekiyor. Yakınına geldiğimizde adının “Raftideda” olduğunu öğrendiğimiz sanat galerisi bizi bizden alıyor. Bir köşede üzerine deniz manzara ve küçük balıkçı kayıkları çizilmiş bir ahşap panjur, başka bir tarafta denizden çıkan bir ağaç parçasına mavinin farklı tonlarıyla resmedilmiş bir deniz manzarası. Sırt çantalarımızla geziyor olmasak tüm tezgahı satın alacağız.

Tiziano, tezgahtaki eserlerin sahibi iki sanatçıdan biri. Santa Margherita’ya özgü bir taşa deniz canlıları şekilleri verip boyayarak birbirinden güzel heykeller yapıyor.Fotoğraf çekebilir miyim diyorum, “tabi ki!” diyor, indirim yapacak mısın diyorum “elbette!” diyor. Hayatımızda tanıdığımız en alçakgönüllü ve güleryüzlü sanatçı. Hayat dolu ve egosuz, gerçek bir sokak sanatçısı.

Onca güzel şey arasından güçlükle seçebildiğimiz bir deniz kabuğu heykelini paketlerken üzerine Instagram hesabının ve mail adresinin yazılı olduğu bir kağıt parçası bağlıyor. Sipariş ettiğiniz her şeyi kargo ile adresinize gönderebilirim diyor.

Aklımız “Raftideda” galerisinde kalmış, keşfimizle gurur duyarak; birkaç ilginç tezgah daha geziyoruz. Ara sokaktaki bir fırından trende yolluk yapmak üzere Sebzeli Pizza ve Zeytinli Foccacia ekmeği alıp, tren istasyonuna çıkan yokuşlu sokakları ve merdivenleri tırmanıyoruz.

Cinque Terre’nin beş köyünden biri olan Vernazza’ya gitmek üzere trenle yola çıkıyoruz.

 

Share

Yorumlar

yorum var