Share

Bu sabah her sabahkinden 15 dakika daha erken uyandım ve meditasyon minderimi alarak salondaki köşeme geçip gözlerimi kapadım. 6 yaşımdan beri varlığından haberdar olduğum, 15 yaşımdan beri de düzenli olarak uyguladığım meditasyon pratiğini uzun zamandır rafa kaldırmıştım.

Yoğun iş temposu, ev işleri, sosyal hayat, idealler arasında bölünmüş yorgun zihnim artık çalışırken konsantre olmakta çok zorlanmaya başlamıştı. En ufak bir seste ya da dışarıda meydana gelen her harekette dikkatim dağılıyor, yaptığım işten kopuyor tekrar tekrar başlamak zorunda kalıyordum. Bunun farkına varınca kendime meditasyona geri dönme hedefi koydum.

Peki nedir bu meditasyon?
Koşturmacanın arasında bir durup kendini dinlemek, es vermek, yenilenmek de gerekli. İşte gün içinde hem zihnimiz hem de vücudumuz için verdiğimiz süper kısa süreli tatillere meditasyon diyoruz.

Nasıl yapılır?
Sessiz, sakin ve mümkünse karanlık bir yer bul. Rahat bir pozisyonda oturup gözlerini kapat (ben bağdaş kuruyorum ama şart değil). Nefesine odaklan. Aklından düşüncelerin gelip geçmesine izin ver. Bu kadar basit.
Zor olan kısmı ise bunu her gün yapmak. Normalde en ideal ve en çok verim sağlayan meditasyon günde üç kez 20 şer dakika yapılan. Hayatın her gün ne yaparsan ondan ibarettir derler ya, işte ondan. Ama başlangıç olarak bu kadar zorlamaya gerek yok. Basit başlanabilir. İlk kez meditasyon deneyecekseniz 5 dakika ile başlamak şahane olur. 5 dakika ne ki diyebilirsiniz. Size o 5 dakika o kadar uzun gelecek ki, hiçbir şey yapmadan oturmanın ne kadar zor olduğuna inanamayacaksınız. Aklınıza düşünceler gelecek, gözünüzü açmaya çalışacaksınız. Saate bakmak isteyecek, kıpırdanmak, kalkmak isteyeceksiniz. Zamanla ve pratik yaptıkça bu istekler azalacak. Zamanla rahatlığın ve gevşemenin kollarına kendinizi bırakacaksınız.
Günde 20 dakika x 3 yani: 60 dakika! 1 saatimi buna harcamak mı? Benim o kadar vaktim yok ki?! Diyebilirsiniz. Ama meditasyonun kazandırdıklarının yanında 1 saat hiçbir şey değil ki.

buddha

Meditasyon yapmak bana ne kazandıracak ki?

Sizi yenileyecek. Hem de her gün.

‘Şimdi’de kalmanızı, geçmiş ve geleceğe kafayı takmamanızı sağlayacak.

Daha sabırlı ve nazik olmanıza yardımcı olacak.

Üzerimize üzerimize gelen günlük olayları süpermen gibi savuşturmanızı sağlayacak.

Kabullenme katsayınızı arttıracaği için doğrudan sağlığınızı güçlendirecek.

İlle de somut bir örnek isterseniz, dikkatinizin dağılmasını engelleyerek çok daha üretken olmanızı sağlayacak. Dünyadaki en başarılı liderlerin ve rol model alınan kişilerin başarı sırlarının düzenli meditasyon olduğunu biliyor muydunuz?

Nefes alıştırmaları sayesinde vücut dolaşımınız artacak, daha sağlıklı olacaksınız.

Bir diğer önemli konu da, iradenizi arttıracak. İrademizin artması demek daha disiplinli, daha planlı, daha kendimize hakim ve daha çok saygı duyulan bireyler olmamız demek. Örneğin, “bunu yemeyeceğim” dediğinizde yemeyeceksiniz. (Şahane değil mi?)

Peki meditasyon bana bunlardan hangilerini gerçekten sağladı?

Üniversiteye hazırlanırken annemin yönlendirmesiyle gittiğim meditasyon eğitiminde öğrendiklerimi her gün uygulamaya başladım. İlk günler etkilerini çok farkedemedim.  Yine de her gün 15 dakika da olsa sessiz bir köşeye çekilip gözlerimi kapatıp nefesime odaklanmaya çalıştım. Ben meditasyonu devam ettirdikçe, dünyam da değişmeye başladı. Tam olarak anlatmak çok zor aslında. Dünyaya farklı bir gözle bakmaya başladım. Aynı anda birçok şeye odaklanabilmek gibi. Yolda yürürken daha önce hiç farketmediğim kuş seslerini bile duyar oldum.

Aşırı yemek yeme isteğim azaldı. Bariz bir şekilde hem de. Dakika başı acıkan, test çözerken ağzı boş durmayan ben, düzenli ve sağlıklı yemek yer oldum.

Dikkatim inanılmaz arttı. Okuldan eve gelince çözmek zorunda olduğum testler işkence olmaktan çıktı, dershanedeki derslere daha çok odaklanabildiğim için evde daha az tekrara ihtiyaç duydum.

O yaşların verdiği sabırsızlıkla gösterdiğim tepkiler azaldı, daha sakin bir insan oldum.

Meditasyon

Yani meditasyon çok işime yaradı. 

Bugüne dönersek, bu kadar çok faydasını gördüğüm meditasyonu neden başlayıp başlayıp sürekli bıraktığımı bilmiyorum. Aynı spor yapmak gibi, emek harcayınca sonucu alınan bir şey meditasyon.

Bu sabah yaptığım 15 dakikalık meditasyon sonrası işe gittim. Öğleden önce girmem gereken 2 toplantı ve cevaplamam gereken mailler vardı, son hız hallettim. Açık ofisin gürültüsü içinde, kontrol etmem gereken çizimleri tamamladım. İş sonrası Fransızca kursuna katıldım, eve geldiğimde hala enerjim yerindeydi. Bu yazıyı da aynı enerji kotasından yazıyorum. Şimdi, kim meditasyona vakit kaybı diyebilir ki?

Yorgun zihinlerimizin arada sırada tatile ihtiyacı var. Bu zorlayıcı yaşam temposunda, zihninize ve ruhsal sağlığınıza iyi bakmanız dileğiyle.

Share

Yorumlar

yorum var