Share

Evlendiğimizden beri  her  Şeker  Bayramı’nı eşimle birlikte Bodrum’da tatil yaparak  geçirdik. Oğlumuz dünyaya geldikten sonra onunla yapacağımız ilk tatil için yine birbirinden güzel anılar biriktirdiğimiz Bodrum’u tercih ettik. Bu tatilimiz diğerlerinden farklı olacaktı çünkü artık hayatımızda bitanecik oğlumuz, Kayra’mız vardı. Oğlumuzla birlikte yapacağımız İLK uçak yolculuğumuz beni çok heyecanlandırıyordu. İnsan hayatında  İLK ler hep güzel ama ANNE olduktan sonra çocuğunla yaşadığın İLKler tarifsiz oluyormuş . Yaşanan her anı kaydetmek ve doyasıya yaşamak istiyor insan. Oğlumla yapacağımız İLK uçak yolculuğumuza ilişkin de kafamda bi çok soru vardı elbet J Yolculuk nasıl olacak, uçakta ağlayacak mı, huysuzluk yapacak mı diye düşünürken beklenen gün geldi çattı.

Uçağa yetişebilmek için abimin eşiyle birlikte sabah saat 04.15 gibi evden çıkarak havaalanına vardık. Bebekle ilk uçuşta bavullarla uğraşmayalım diye abim ve eşim arabayla giderek bizi büyük bir yükten kurtardılar. Yurtiçi uçuşlarında 1 saat öncesinden havaalanında olmak yeterli olmasına rağmen biz her türlü ihtimali (alt değiştirme, huysuzluk vb. Durumlar) göz önünde bulundurarak  uçaşa yaklaşık 2 saat kala alandaydık. İyi ki de erken gitmişiz çünkü check-in sırasında isimle ilgili ufak bir sorun yaşadık, beklemek zorunda kaldık ardından tam da tahmin ettiğim gibi oğlumun altını değiştirmem gerekti.  Anne & Bebek odasını uzunca bir süre aradım fakat bulamadım. Maalesef havaalanında özel bir Anne& Bebek odası bulunmuyor sadece bayanlar tuvaletinin bir bölümünde alt değiştirme ünitesi bulunuyor o kadar. Oğlumun altını koştur koştur değiştirdikten sonra uçağa yöneldik. Oğlumla İlk uçuşumuz olması nedeniyle business bölümünde uçmayı tercih ettim ve gerçekten sorunsuz olarak nitelendirebileceğim bir uçuş geçirdik. Uçus sırasında uyusun diye önceki geceden emme zamanlamalarımızı planlamıştım, şükür ki onda da bir sorun yaşamadım. Oğlum uçağa biner binmez daha uçak bile kalkmadan emmeye başladı  ve hemen uyudu. (Sorunsuz uçak yolculuğunda Yay burcu bebeği  olmasının da etkisi büyük sanırım. Yay bebeğini bir başka yazıda detaylı olarak paylaşacağım)

Uçak inişe geçtiğindeyse oğlum uyanır gibi oldu ve ben hemen yine emzirmeye devam ettim. Uçaktan indiğimizde eşim ve abim bizi bekliyorlardı. Hava sıcaktı ve içim kıpır kıpırdı. Bir an evvel otelimize  varmak ve kendimi serin sulara atlamak istiyordum. En önemlisi İlk uçak yolculuğumuz gayet başarılı geçmişti ve çok rahatlamıştım. Taze bir ANNE olarak Oğlumla ilk yolculuğuma ilişkin edindiğim tecrübeleri kısaca özetlemek isterim.

*Uçak kalkış ve inişlerde en çok karşılaştığımız durum kulak tıkanıklığıdır, kimi zaman da başımız ağrır. Biz büyükler  bu durumda önlem amaçlı ağzımızı açar ve yutkunuruz. Bebeklerde yutkunma emme ya da bir şey içme durumlarında gerçekleştiği için bebeklerimizi emzirmek faydalı oluyor.  Uçağın kalkış saatini bebeğin emiceği saate denk getirmeye çalışabiliriz. Bebek biraz daha büyükse sıvı içmelerini sağlayabiliriz.

* Bebek 2 yaşından küçükse sizin kucağınızda seyahat ediyor. Uçuş için kabin görevlisinden bir bebek kemeri alıyor ve bununla bebeğinizi kucağınıza sabitliyorsunuz. 2 yaşından büyük bebekler için iki koltuk arasına bebek koltukları yerleştirildiğini öğrendim. Bunun için check-in yaparken dikkatli olmaliyız.

* Uçağa minimum eşya ile binmek rahatlığınız açısından çok önemli. Ben  ufak bir sırt çantası aldım ve içerisine ıslak mendil, bez, alt değiştirme pedi, yedek kıyafet, çorap, klimalar olduğu için örtü (ucus sırasında isterseniz battaniye veriyorlar ama bebeğim için kendi örtüsünün daha uygun olduğunu düşündüm), biberon, su  ve uyanık olursa vakit geçirmesini sağlayacak bir kaç oyuncak koydum. Oğlum emzik kullanmıyor ama emzik kullanan bebekler için çantada emzik mutlaka bulundurulmalı diye düşünüyorum.

Sevgiler,

Lady Mom

 

Share

Yorumlar

yorum var