Share

Bir süredir iş dolayısıyla en az iki haftada bir Paris’e gitmek durumundayım. Paris’in şehir merkezi eski bir yerleşim bölgesi olduğu için oteller genelde eski binalarda, küçük lobiler, dar odalardan ibaret. Son seyahatimizde toplantımız Charles de Gaulle havalimanında olacaktı ve ertesi sabah geri dönecektik. Bu yüzden 1 saatlik mesafedeki şehir otelleri yerine bu kez havalimanında bir otelde kalmaya karar verdik.
Havalimanı otellerini araştırırken Booking.com’da 10 üzerinden 9.3 ile oldukça iyi bir puan alan CitizenM’i görüp rezervasyon yaptırdık. İyi ki de yaptırmışız. Otel havalimanına çok yakın, havalimanının içinden kalkan ücretsiz shuttle ile toplam 10 dakikada varmak mümkün.
Yorucu bir yolculuk ve yoğun bir toplantının ardından akşam 10 gibi  otele vardık. Kapıdan içeri girer girmez paralel evrene filan ayak bastığımızı düşündük. İçerideki canlı atmosfer daha ilk saniyede bizi sarmaladı. Otelin dekoru mükemmeldi. Mükemmel derken, şaşaalı ve lüks bir lobiden bahsetmiyorum, evinizden daha rahat olduğunu iddia edebileceğim sıcak ve samimi bir ortamı kastediyorum. Lobinin canlı havası ve güleryüzlü neşeli çalışanları tüm gerginliğinizi bir anda yok etti.


Resepsiyonu ararken solumuzdan size nasıl yardımcı olabilirim? diye seslenen bir çalışanla. İnternet cafe masalarını andıran, sandalyesiz bilgisayarların daire şeklinde sıralandığı standın, resepsiyon olduğunu anladık. İşlemimiz yarım dakika sürdü sürmedi. Resepsiyon görevlisi “bizim wi-fi da şifre yok, direkt bağlanabilirsiniz” cümlesini duyduğumda emin oldum: Citizen M benim hayallerimdeki oteldi.
Ferah ve sıcacık gözüken oturma gruplarını ve ortadaki devasa barı geçip odalarımıza çıktık. Katlar çok sade döşenmiş. Yerdeki halının deseni Paris haritası. Duvarlarda ünlü yazarlardan, şairlerden ve gezginlerden, seyahat etmek ile ilgili cümleler yer alıyor.

Odaya girerken okuduğum “Welcome Home” gibi birçok yazı, odanın her yerine serpiştirilmiş: Sabun kutusundan şampuana, aydınlatmalardan saç kurutma makinesine kadar her şeyin üstüne misafiri iyi hissetirecek ve gülümsetecek notlar bırakılmış. Üzerinde “Bu kalemi çal ve sevdiklerine bir şeyler yaz,” yazılı kalem de bunlardan biriydi. Yazıyı da zaten bu kalemle yazıyorum.


Oda çok minimalist ve açık renkte tasarlanmış. Çoğunlukta beyaz hakim. Apron manzaralı oda tercihim sayesinde boydan boya camdan uçakların iniş ve kalkışını seyredebildim. Odanın tüm ayarları tek bir tablet üzerinden idare ediliyor. Oda sıcaklığı, aydınlatma, perdelerin açılıp kapanması, televizyon, radyo, alarm hepsini tek bir noktadan idare etmek mümkün. Odanın içinde buzlu camdan bir kabin mevcut, tuvalet ve duş bu kabinin içinde yer alıyor. Minik bir lavabo- makyaj masası, küçük bir çalışma masası ve 3-5 giysilik açık bir askı bölmesi mevcut. O kadar küçük bir mekanda minimum eşya ile tüm ihtiyaçları karşılayabilecek bir tasarım yapabilmeleri takdire şayan.

Eşyalarımı hızlıca yerleştirip lobiye geri indim. Açık büfeden yemeğimi alırken yemek fiyatlarının da otellere göre çok çok iyi olması dikkatimi çekti. Ödememi yapmak üzere kasaya gelince, “madem yemek aldınız içecek de bizden olsun” diyen neşeli otel personeli de son yorgunluğumu alıp götürdü. Anlamsız minibar fiyatlarından eser yok, 7/24 çalışan kantinden istediğiniz yiyecek-içeceği gayet uygun süpermarket fiyatlarına almak mümkün.

Lobinin birkaç bölümü var: Oturma odası konseptinde 3 ayrı köşe, ikisi televizyonlu. Bir büyük çalışma masası, bilgisayarların ve ücretsiz kullanılabilen printerın bulunduğu çalışma bölümü, bar/kantin, yemek yeme alanı, ütü odası. Lobideki birbirinden ilginç bibloları, heykelleri, uçak maketlerini ve özenle seçilmiş tasarım kitaplarını incelerken vakit hızlıca akıp geçti.

Ertesi sabah yaptığım çeşidi bol açık büfe kahvaltıda, bundan sonraki bütün Paris seyahatlerimde bu oteli tercih etmeye karar verdim. Daha önce hiç uzun uzadıya misafirin ihtiyaçları düşünülerek tasarlanmış bir odada ve otelde kalmadığım için CitizenM bana ilaç gibi geldi. 2008 Hollanda doğumlu bu otel zinciri şimdilik sadece Amsterdam, Rotterdam, New York, Glasgow, Paris ve Londra’da var. Yakında İstanbul’da da açılacağının haberini aldık. Web sitesini incelemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz. Sadece dekoruyla değil müşteriye yaklaşım anlayışıyla klasik otel tabularını yıkan yenilikçi otellerin artmasını diliyor, geleceğin otel konsepti CitizenM’i, denk gelirseniz denemenizi tavsiye ediyorum.

Share

Yorumlar

yorum var